▶26:14This interface is currently displayed in English. Full translation is in preparation.

İktisadi Mülahazalar -26- | Genel Özet | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | (1979/09/21)
HerkulNagme21 Eylül 1979 – Bornova / İZMİR GENEL ÖZET VAAZ 1. Üç asırdan beridir insanımız Kur’ân’ı bilememekte ve O’ndan uzak yaşamaktadır... 03:36 2. Yıllar var ki, insanımız gerçek vaiz ve mürşitlerden mahrum kalmıştır... 07:54 3. Müslüman memleketlerdeki yeraltı (petrol, maden vs.) ve yerüstü (tarım ürünleri vs.) kaynaklar, İslâm Âlemi’nin ekonomik yönden kalkınması için yeterlidir... 18:35 4. Dengeli ve düzenli bir iktisadî yapı ancak ve ancak dengeli ve düzenli bir içtimaî yapıyla mümkündür... 31:14 5. İktisadî yapının temel esası “Mülk, Allah’ındır.” prensibidir. Emanetçi olarak elimize verilen müRead moreShow less
21 Eylül 1979 – Bornova / İZMİR
GENEL ÖZET
VAAZ
1. Üç asırdan beridir insanımız Kur’ân’ı bilememekte ve O’ndan uzak yaşamaktadır... 03:36
2. Yıllar var ki, insanımız gerçek vaiz ve mürşitlerden mahrum kalmıştır... 07:54
3. Müslüman memleketlerdeki yeraltı (petrol, maden vs.) ve yerüstü (tarım ürünleri vs.) kaynaklar, İslâm Âlemi’nin ekonomik yönden kalkınması için yeterlidir... 18:35
4. Dengeli ve düzenli bir iktisadî yapı ancak ve ancak dengeli ve düzenli bir içtimaî yapıyla mümkündür... 31:14
5. İktisadî yapının temel esası “Mülk, Allah’ındır.” prensibidir. Emanetçi olarak elimize verilen mülkü, Sahibi’nin rızası ve emri istikametinde kullanmakla mükellefiz... 32:28
6. İslâm, “Mülk, Allah’ındır.” esasına bağlı olarak her türlü stokçuluk, servetin belli ellerde toplanması, tefecilik, faiz, israf ve lüksü yasaklanmıştır... 38:35
7. Mü’minler kendi nefisleri adına alabildiğine israftan kaçınmalı, kardeşleri için ise alabildiğine civanmert (cömert) olmalıdırlar... 40:57
8. Mü’minin hayatında lüks, öldürücü bir zehirdir... 42:14
9. İslâm, her ferde eşit olarak ticarî teşebbüste bulunma hak ve imkânını vermiştir... 45:32
10. İslâm, iktisadî yapısını sağlam temellere bina ettiği için hiçbir zaman ıslahat ve tadilat lüzumu hissetmemiştir. Diğer beşerî ekoller ise bir süre sonra revizyona tâbi tutulmuş, ıslahat ve tadilatlar görmüş ve böylece sırat-ı müstakîm olan İslâm’a kısmen yaklaşmışlardır... 46:36
11. Mü’minler yeryüzünde istihsal ve istihlakte (üretim ve tüketim) bulunurken Allah’ın izni dairesinde kalmaya özen gösterirler... 49:43
12. İslâm iktisadî anlayışında emek-sermaye çatışması yoktur, ikisi de sulh içinde işlerini görür. İslâm’a göre her ikisinin de birbirlerine karşı sorumlulukları vardır... 53:42
HUTBE
1. Her büyük dava ancak güçlü kuvvetli omuzların üzerinde yükselir ve bayraklaşır. Günümüzdeki Müslümanlar da yüklenmiş oldukları ağır ve büyük mesuliyetin altından kalkabilmeleri için Şah-ı Geylânî kadar gönül aydınlığına, Dekart kadar rasyonalizmi kavramaya ve Ebû Hanife’nin sahip olduğu gibi bir kafa yapısına ihtiyaçları vardır... 58:15
2. Bir zamanlar Sahabenin omuzladığı bu büyük vazifeyi yerine getirmek için günümüzdeki Müslümanlar, maddî-manevî füyuzât hislerinden fedakârlıkta bulunmaya, hayat ve hayata ait her şeyi hor ve hakir görmeye, nefsânî arzulara karşı tavır almaya, Kur’ân’ı ve Hz. Muhammed’i (s.a.s.) çok iyi anlamaya ve bütün fertleriyle dini hayata sahip çıkmaya hazır olmalıdırlar... 1:05:12
GENEL ÖZET
VAAZ
1. Üç asırdan beridir insanımız Kur’ân’ı bilememekte ve O’ndan uzak yaşamaktadır... 03:36
2. Yıllar var ki, insanımız gerçek vaiz ve mürşitlerden mahrum kalmıştır... 07:54
3. Müslüman memleketlerdeki yeraltı (petrol, maden vs.) ve yerüstü (tarım ürünleri vs.) kaynaklar, İslâm Âlemi’nin ekonomik yönden kalkınması için yeterlidir... 18:35
4. Dengeli ve düzenli bir iktisadî yapı ancak ve ancak dengeli ve düzenli bir içtimaî yapıyla mümkündür... 31:14
5. İktisadî yapının temel esası “Mülk, Allah’ındır.” prensibidir. Emanetçi olarak elimize verilen mülkü, Sahibi’nin rızası ve emri istikametinde kullanmakla mükellefiz... 32:28
6. İslâm, “Mülk, Allah’ındır.” esasına bağlı olarak her türlü stokçuluk, servetin belli ellerde toplanması, tefecilik, faiz, israf ve lüksü yasaklanmıştır... 38:35
7. Mü’minler kendi nefisleri adına alabildiğine israftan kaçınmalı, kardeşleri için ise alabildiğine civanmert (cömert) olmalıdırlar... 40:57
8. Mü’minin hayatında lüks, öldürücü bir zehirdir... 42:14
9. İslâm, her ferde eşit olarak ticarî teşebbüste bulunma hak ve imkânını vermiştir... 45:32
10. İslâm, iktisadî yapısını sağlam temellere bina ettiği için hiçbir zaman ıslahat ve tadilat lüzumu hissetmemiştir. Diğer beşerî ekoller ise bir süre sonra revizyona tâbi tutulmuş, ıslahat ve tadilatlar görmüş ve böylece sırat-ı müstakîm olan İslâm’a kısmen yaklaşmışlardır... 46:36
11. Mü’minler yeryüzünde istihsal ve istihlakte (üretim ve tüketim) bulunurken Allah’ın izni dairesinde kalmaya özen gösterirler... 49:43
12. İslâm iktisadî anlayışında emek-sermaye çatışması yoktur, ikisi de sulh içinde işlerini görür. İslâm’a göre her ikisinin de birbirlerine karşı sorumlulukları vardır... 53:42
HUTBE
1. Her büyük dava ancak güçlü kuvvetli omuzların üzerinde yükselir ve bayraklaşır. Günümüzdeki Müslümanlar da yüklenmiş oldukları ağır ve büyük mesuliyetin altından kalkabilmeleri için Şah-ı Geylânî kadar gönül aydınlığına, Dekart kadar rasyonalizmi kavramaya ve Ebû Hanife’nin sahip olduğu gibi bir kafa yapısına ihtiyaçları vardır... 58:15
2. Bir zamanlar Sahabenin omuzladığı bu büyük vazifeyi yerine getirmek için günümüzdeki Müslümanlar, maddî-manevî füyuzât hislerinden fedakârlıkta bulunmaya, hayat ve hayata ait her şeyi hor ve hakir görmeye, nefsânî arzulara karşı tavır almaya, Kur’ân’ı ve Hz. Muhammed’i (s.a.s.) çok iyi anlamaya ve bütün fertleriyle dini hayata sahip çıkmaya hazır olmalıdırlar... 1:05:12





