▶13:00
İktisadi Mülahazalar -18- | İslam’da Toprak Hukuku | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | (1979/07/13)
HerkulNagme13 Temmuz 1979 – Bornova / İZMİR İSLÂM’DA TOPRAK HUKUKU VAAZ 1. Dengeli kalkınma ancak iktisadî hayatın tüm alanlarına gereken önemin verilmesiyle gerçekleşir; bu alanlardan birisini ihmal eden milletler esaretten kurtulamazlar. 04:23 2. İslâm dini, kazancın meşru olmasına hassasiyet göstererek dengeli bir kalkınmayı teşvik etmektedir. 16:20 3. Miras yoluyla malın paylaştırılması en adil dağıtım şeklidir; miras rejimi, aile bağlarını güçlendirerek asrımızın pek çok hastalığına deva olacak en sağlıklı yöntemdir. 17:51 4. Toprağı insanın menşei olarak gören İslâm, iktisadî hayatın ve refahın menDevamını okuDaha az göster
13 Temmuz 1979 – Bornova / İZMİR
İSLÂM’DA TOPRAK HUKUKU
VAAZ
1. Dengeli kalkınma ancak iktisadî hayatın tüm alanlarına gereken önemin verilmesiyle gerçekleşir; bu alanlardan birisini ihmal eden milletler esaretten kurtulamazlar. 04:23
2. İslâm dini, kazancın meşru olmasına hassasiyet göstererek dengeli bir kalkınmayı teşvik etmektedir. 16:20
3. Miras yoluyla malın paylaştırılması en adil dağıtım şeklidir; miras rejimi, aile bağlarını güçlendirerek asrımızın pek çok hastalığına deva olacak en sağlıklı yöntemdir. 17:51
4. Toprağı insanın menşei olarak gören İslâm, iktisadî hayatın ve refahın menşei olarak yine toprağı görmektedir. 22:27
5. İslâm’a göre toprak iktisadî hayatın temelidir; Efendimiz’in “Rızkınızı ve muhtaç olduğunuz şeyleri yerin derinliklerinde arayınız.” hadisleri bu gerçeği ifade etmektedir. 31:49
6. Asr-ı Saadet’ten itibaren toprak en verimli şekilde ele alınmış, âdeta İslâm dünyasında işlenmemiş toprak bırakılmamıştır. 36:17
7. Efendimiz, sahipleri tarafından işlenmeyen arazileri sahiplerinin ellerinden alarak onu daha iyi işleyecek kimselere vermek suretiyle toprağın verimli şekilde işletilmesini engelleyen uygulamaları ortadan kaldırmıştır. 43:48
8. Dinimiz, toprağın en verimli şekilde işletilmesine hizmet ettiği gerekçesiyle fethedilen arazilerin, vergi tarh edilmek suretiyle sahiplerinin elinde kalmasını uygun görmüştür. 48:43
9. Kapitalizmin, iktisadî refahın temeli olarak gördüğü sermayeyi sadece emek ve tasarrufun neticesine bağlaması, insanın tembelleşmesine ve iş hayatından uzaklaşmasına sebep olmaktadır. 57:01
10. İslâm’a göre sermaye sadece emek ve tasarrufun neticesi değildir; insan miras ve zekât gibi yollarla da sermaye edinebilir. 1:01:24
11. Kapitalist ve komünist sistemlerin iktisadî hayata bakışı, fakirleri daha fakirleştirip zenginleri de daha zengin hale getirirken dinimiz fakir zengin arasındaki uçurumu azaltacak bir iktisat anlayışı sunmaktadır. 1:02:05
HUTBE
1. İslâm, insanın dengeli ve düzenli bir hayat yaşamasına imkân verecek bir iktisat anlayışı getirmiştir. Bu sistemde sınıf çatışmaları olmadığı gibi otoriteye başkaldırı da yoktur. 1:10:33
2. Tarihimizde idareciler kendilerini tebaasının hizmetçisi olarak kabul etmiş, halka öyle muamele etmişlerdir. 1:13:33
3. Halkın, kendi valileri Sa’d İbn Âmir’den şikâyet etmesi üzerine Hz. Ömer’in (r.a.) onu Medine’ye davet etmesi ve işin hakikatini ondan sorması... 1:17:28
İSLÂM’DA TOPRAK HUKUKU
VAAZ
1. Dengeli kalkınma ancak iktisadî hayatın tüm alanlarına gereken önemin verilmesiyle gerçekleşir; bu alanlardan birisini ihmal eden milletler esaretten kurtulamazlar. 04:23
2. İslâm dini, kazancın meşru olmasına hassasiyet göstererek dengeli bir kalkınmayı teşvik etmektedir. 16:20
3. Miras yoluyla malın paylaştırılması en adil dağıtım şeklidir; miras rejimi, aile bağlarını güçlendirerek asrımızın pek çok hastalığına deva olacak en sağlıklı yöntemdir. 17:51
4. Toprağı insanın menşei olarak gören İslâm, iktisadî hayatın ve refahın menşei olarak yine toprağı görmektedir. 22:27
5. İslâm’a göre toprak iktisadî hayatın temelidir; Efendimiz’in “Rızkınızı ve muhtaç olduğunuz şeyleri yerin derinliklerinde arayınız.” hadisleri bu gerçeği ifade etmektedir. 31:49
6. Asr-ı Saadet’ten itibaren toprak en verimli şekilde ele alınmış, âdeta İslâm dünyasında işlenmemiş toprak bırakılmamıştır. 36:17
7. Efendimiz, sahipleri tarafından işlenmeyen arazileri sahiplerinin ellerinden alarak onu daha iyi işleyecek kimselere vermek suretiyle toprağın verimli şekilde işletilmesini engelleyen uygulamaları ortadan kaldırmıştır. 43:48
8. Dinimiz, toprağın en verimli şekilde işletilmesine hizmet ettiği gerekçesiyle fethedilen arazilerin, vergi tarh edilmek suretiyle sahiplerinin elinde kalmasını uygun görmüştür. 48:43
9. Kapitalizmin, iktisadî refahın temeli olarak gördüğü sermayeyi sadece emek ve tasarrufun neticesine bağlaması, insanın tembelleşmesine ve iş hayatından uzaklaşmasına sebep olmaktadır. 57:01
10. İslâm’a göre sermaye sadece emek ve tasarrufun neticesi değildir; insan miras ve zekât gibi yollarla da sermaye edinebilir. 1:01:24
11. Kapitalist ve komünist sistemlerin iktisadî hayata bakışı, fakirleri daha fakirleştirip zenginleri de daha zengin hale getirirken dinimiz fakir zengin arasındaki uçurumu azaltacak bir iktisat anlayışı sunmaktadır. 1:02:05
HUTBE
1. İslâm, insanın dengeli ve düzenli bir hayat yaşamasına imkân verecek bir iktisat anlayışı getirmiştir. Bu sistemde sınıf çatışmaları olmadığı gibi otoriteye başkaldırı da yoktur. 1:10:33
2. Tarihimizde idareciler kendilerini tebaasının hizmetçisi olarak kabul etmiş, halka öyle muamele etmişlerdir. 1:13:33
3. Halkın, kendi valileri Sa’d İbn Âmir’den şikâyet etmesi üzerine Hz. Ömer’in (r.a.) onu Medine’ye davet etmesi ve işin hakikatini ondan sorması... 1:17:28





